Sosyal network pazarı giderek ısınıyor. Bu hafta gündeme gelen raporlara bakılırsa, Microsoft firması da şirketler için özel sosyal networkler geliştiren Yammer şirketini satın almak üzere. İki firmanın aralarında anlaşma sağlamak üzere oldukları ve Microsoft’un bu alım için 1 milyar Dolar ödeyeceği yazılmakta. Microsoft ve Yammer sözcüleri ise basında çıkan bu haberlerle ilgili herhangi bir yorum yapmaktan kaçınıyorlar.

Yammer, 2008 yılında PayPal’ın operasyondan sorumlu eski genel müdür yardımcısı David O. Sacks tarafından kurulan bir şirket. Şirketler için tasarlanmış bir sosyal network olarak tanımlanan Yammer kurumsala yönelik tasarımıyla Twitter ve benzeri servislerden ayrışıyor. Ücretsiz üyelik ve aylık 5 Dolarlık ücretli üyelik modelleriyle hizmet veren Yammer’da kullanıcılar, çalıştıkları şirketlerin sosyal ağ odalarına üye oluyorlar ve buradan paylaşımlarda bulunuyorlar. Devamını Oku »

Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan Burma, bir kez daha yaşanan ırk ve din çatışmaları ile gündemde. Ancak bu kez nefret söyleminin yayılım gösterdiği alan sosyal networkler ve internet forumları olarak ön plana çıkıyor. Müslümanlar ile Budistlerin çatıştığı ülkede son 1 hafta içinde şiddet eylemlerinin giderek yükseldiği rapor edilmekte.

Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan Burma, bir kez daha yaşanan ırk ve din çatışmaları ile gündemde. Ancak bu kez nefret söyleminin yayılım gösterdiği alan sosyal networkler ve internet forumları olarak ön plana çıkıyor. Müslümanlar ile Budistlerin çatıştığı ülkede son 1 hafta içinde şiddet eylemlerinin giderek yükseldiği rapor edilmekte.

Facebook ve Twitter gibi sosyal networkler, son zamanlarda Arap Baharı’nda oynadıkları rol yüzünden pek çok övgü almaktalar. Sosyal networkler, özgür ve hızlı iletişim sağlamaları açısından son derece önemli bir işleve sahipler. Ancak unutmamak gerekir ki Devamını Oku »

Akıllı telefonlarla entegre lokasyon bazlı servisler giderek yaygınlaşıyor. Ancak, kimi zaman evdeki hesap çarşıya uymayabiliyor. Gençlere yönelik arkadaşlık servisi Skout’ta olduğu gibi. Kullanıcılara, cihazlarındaki yazılım aracılığıyla bulundukları lokasyonun yakınındaki kişilerle arkadaşlık başlatabilme olanağını sunan Skout, yaşanan 3 ayrı tecavüz olayı nedeniyle servisini askıya almak zorunda kaldı. Skout’un, biri 13-17 yaş aralığındaki kullanıcılar diğeri ise daha yaşlı kullanıcıları kapsayan iki ayrı servisi bulunuyor.

Blogu aracılığıyla yaşanan olayları değerlendiren Skout’un CEO’su Christian Wiklund, uygulanan güvenlik parametrelerinin yetersiz olduğunu kabul etti. Wiklund, gereken tedbirler alınıncaya kadar 18 yaş altı gruba yönelik servisin geçici olarak durdurulduğunu ifade etti. Güvenliğin platformun en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Wiklund, kullanılan teknoloji sayesinde şüpheli davranışlar sergileyen kişilerin ivedilikle servis dışına çıkartıldığını yazdı.

Skout’un spesifik lokasyon bilgisi vermek yerine genel bilgi sunduğunu belirten Wiklund Devamını Oku »

Dünyanın en değerli markalarından olan Apple, sosyal network alanında şansını Ping ile denemeye karar vermişti ancak bir sonraki iTunes güncellemesi ile bu projeye son verilmesi planlanıyor. Apple’ın CEO’su Tim Cook, Mayıs ayında verdiği bir demeçte Ping’in başarısız olduğunu kabul etmiş ve bu işe enerji ayırmalarının yanlış olacağını ifade etmişti. Firmanın WWDC etkinliğinde Facebook entegrasyonunu duyurması, Ping’in de sonunun geldiği şeklinde yorumlanıyor.

Sosyal network alanındaki rekabet oldukça yoğun. Kısa süre önce ilk halka arzını gerçekleştiren Facebook, son 1 yıl içinde duyurduğu pek çok yenilik ve özellikle birlikte kullanıcılarına yepyeni ve farklı bir deneyim sunmaya çalışıyor. Mobil alanda sıkıntı yaşayan firma, kısa süre önce Instagram’ı satın alarak bu alanda da servislerini iyileştirme yolunda olduğu sinyalini vermişti. Öte yandan Twitter da kısa sürede inanılmaz bir popülerlik sağlamasına karşın, özellikle hakaret ve uygunsuz paylaşım ithamları yüzünden zor zamanlar geçirmekte. Üstelik Twitter’ın bu kadar yükselişte olmasının aslında bir reklamcılık balonu olduğu ve gerçek kullanıcıların hayatına sanıldığı kadar “dokunamadığı” da ileri sürülen iddialar Devamını Oku »

Artık hemen hemen her şeyin sosyal eksenli hale geldiği günümüz dünyasında, şablona uygun resmi bir üslupla yazılmış CV’nin yerini Facebook’tan yapılan sosyal iş başvurusu alıyor. İnsan Kaynakları (İK) sektörüne yazılım geliştiren Bullhorn tarafından bir süre önce yapılan bir çalışma, bir Twitter takipçisinin iş başvurusunda bulunma ihtimalinin Linkedln’den en az 3 kat daha fazla mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Analize göre potansiyel çalışanlarını Facebook’ta arayan İK direktörlerinin dikkat ettikleri nokta ise, buradaki bireylerin kendilerini yeter derecede profesyonel bir biçimde lanse edip edemedikleri oluyor.

2012 yılında Facebook, Twitter ve Linkedln kullanan 35 bine yakın bireyin iştirakiyle gerçekleştirilen araştırma, katılımcıların 5′te 1′inin potansiyel işverenlerin bir şekilde sosyal medyada karşılarına çıkacağına inandığını gösteriyor. Benzer tarihlerde CareerBuilder tarafından gerçekleştirilen bir başka araştırma da işverenlerin yüzde 37′sinin potansiyel adayları sosyal ağlarda aradıklarını ortaya koyuyor.

Rakamlar, hiç de azımsanmayacak sayıda firmanın sosyal mecraları artık kariyer siteleri kadar yakın markaja aldıklarına işaret ediyor. Gözlemciler, bunda sosyal medya üzerinde gerçekleşen iletişimin büyük ölçüde kamuya açık bir şekilde cereyan etmesinin payının olduğunu belirtiyorlar. Bunun doğal bir sonucu olarak işverenlerin yakın bir gelecekte sosyal medyaya yönelik Devamını Oku »

Apple firması İsrail’in resmi talebi üzerine iTunes’ta yer alan bir uygulamayı kaldırdı. Arapça olan söz konusu uygulamanın Filistinlileri direniş için yönlendirdiğini açıklandı. İsrail hükümeti Apple’a gösterdiği duyarlılık sebebiyle teşekkür etti.

İsrail hükümeti dün yaptığı bir açıklama ile Apple firmasına şükranlarını sundu. Bunun nedeni ise iTunes üzerinde yer alan ve Filistinlileri direnişe çağırdığı iddia edilen bir uygulamanın Apple tarafından kaldırılmış olması. Yapılan açıklamaya göre İsrail Kamu Diplomasisi Bakanı Yuli-Yoel Edelstein Salı günü Apple’a bir mektup göndermiş ve “ThirdIntifada” adındaki iTunes uygulamasından rahatsızlıklarını dile getirmiş. Apple’ın sadece 2 gün gibi kısa bir sürede söz konusu uygulamayı kaldırmış olması ise oldukça ilginç.

İsrail Kamu Diplomasisi Bakanlığı’nın yaptığı yazılı açıklamada Apple firmasında olayda gösterdiği duyarlılık sebebiyle teşekkür ediliyor. Bakan Edelstein’in imzasını taşıyan açıklamada Apple’ın tavrı “yeni medyada nefret söylemini engellemek açısından son derece önemli bir adım” olarak değerlendiriliyor.

Bahsi geçen ThirdIntifada uygulamasının Arapça olarak haber yayını yapan bir uygulama olduğu, planlanan gösterilerin bildirimlerini yaptığı ve Filistinli milliyetçi grupların videoları ve şarkılarına linkler verdiği konuşuluyor. Tüm bunlar nefret söylemi açısından yeterli mi derseniz Apple’ın yalnızca 2 gün içinde uygulamayı apar topar kaldırmasına bakarsanız yeterli görülmüş olmalı.

Bu arada adı geçen uygulamayı geliştiren grubun daha önce benzer özellikte bir Facebook sayfası da açtığı dile getiriliyor. İsrail Kamu Diplomasisi Bakanlığı bahsi geçen Facebook sayfasını da şikayet ettiklerini ve Facebook’un hemen sayfayı yayından kaldırdığını açıklıyor. İşin enteresan yanı ise Tunus’ta başlayıp tüm Arap Yarımadası’nı saran isyan dalgasının Facebook grupları üzerinden organize olması. Sosyal medyada konunun bu boyutu tartışmalara neden olmakta ve hem Facebook hem de Apple ikiyüzlü davranmakla suçlanmakta.

Smartphoneların engellenemez yükselişiyle beraber veri kullanımı da ciddi bir biçimde artıyor. Amerika’da 65.000′in üzerinde cep telefonu faturasının analizi sonucunda ulaşılan istatistiğe göre veri kullanım miktarları 1 yılda %89 artmış. Megabayt başına maliyet ise %46 oranında azalmış.

Dünyada sesli iletişimden görüntülü ve sosyal ağlarla iletişimli bir veri iletişimine doğru hızlı bir geçiş olduğu aşikar. Cep telefonu operatörleri ise bunun öneminin farkında ve veri paketlerine önem vermeye başladılar. Artık herkes mobil internetin nimetlerinden faydalanmanın derdine düşmüş durumda. Facebook, twitter gibi ağlara bağlanabilme isteği de cabası.

2010 yılı 1. çeyreğinde yaklaşık 230 MB veri transferi yapılırken şuan bu rakamın %89′luk bir artışla 435 MB’a ulaştığı ifade ediliyor. Özellikle Android ve iPhone gibi daha kullanıcı dostu işletim sistemleri sayesinde ve tabiki sahip oldukları zengin uygulamalar ile data trafiğini sürekli besliyorlar.

2010 yılı ilk çeyreğinde MB başına 14 cent ödeyen kullanıcılar 2011 ilk çeyreğinde rekabetin artmasından dolayı MB başına 8 cent ödüyorlar. Yani data trafiği giderek artyor, ama operatörlerin rekabetinden dolayı ödenen maliyetler düşüyor. Ülkemizde bu süreçten payını alacaktır ve data kullanımı açısından fiyatların ucuzlayacağını düşünüyoruz.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu oluşumda değişimci teknoloji firmalarından 10 tanesi belirlenecek, bu firmalara medya ve dijital danışmanlık şirketleri desteği yanı sıra İngiltere’de marka bazlı oluşumlar kurma fırsatı da verilecek. Belirlenen her firmaya gelişimine katkı sağlamak amacıyla 10 bin dolar hibe verilecek. Eğer programa katılmak istiyorsanız en geç 15 Temmuz tarihine kadar www.pepsico10.com adresine başvurunuzu yapabilirsiniz.

PepsiCo, “PepsiCo10″ programı ile, birincisini geçtiğimiz sene ABD’de yürürlüğe koyduğu ve gelişmeye yönelmiş şirketleri bulmak ve onlara yardımcı olmak amacıyla oluşturulan yenilikçi programı “PepsiCo10″ programını Avrupa’da da başlatıyor.

“PepsiCo10″ Avrupa programı bünyesinde, en çok gelişim gösteren 10  teknoloji şirketi bulunacak ve bu şirketlere, yarattıkları teknolojinin örneklerini sunmaları için İngiltere’deki PepsiCo ile birlikte faaliyet gösterme şansı tanınacak. Sektörün öne gelenlerinden Highland Capital Partners, OMD ve Weber Shandwick şirketleri de yarışan şirketlere destek ve rehberlik servisi verecekler.

Sosyal medya, mobil pazarlama, dijital video ve oyun veya eğitim platformları olmak üzere dört kategoride kullanıma hazır teknolojileri üretebilen firmaları bulabilmek için “PepsiCo10″ programını düzenleyen PepsiCo, firmaların öneri ve çözümlerini Fayda Gözeten Performans vizyonu bünyesinde değerlendirecek.

“PepsiCo10″ oluşumuna kimler katılabilir?

PepsiCo10 oluşumuna katılabilmek için şu koşullar aranıyor:

  • Yeni kurulmuş bir firma olmak (2 yıldan az)
  • Teknoloji geliştiren bir şirket olmak
  • Piyasaya sürülmeye hazır hizmet veya ürüne sahip olmak
  • Gelecek vadeden  teknoloji ve iletişim firmaları, teknolojilerini Sosyal Medya Pazarlama, Mobil Pazarlama,  Dijital Video ve Oyun/Eğitim kategorilerinden birine dahil ederek programa katılabilirler.

Süreç nasıl gelişiyor?

Belirlenen adaylar, sıkı bir değerlendirmeden geçirilecek ve başarılı olanlar, ikinci tura katılma ve PepsiCo markaları Pepsi, Walker’s, Tropicana ve Quaker’ın üst düzey yetkilileri tarafından değerlendirilmek üzere videolu sunumlarını yapmaya davet edilecek. Bu sunumlar ayrıca oluşuma danışmanlık hizmeti veren OMD, Mashable, Wired, Highland Capital Partners ve Weber Shandwick’ın uzmanları tarafından da değerlendirilecek.

Seçilen finalistler, PepsiCo markalarıyla pilot uygulamaya başlayacak ve kazanan her şirkete şirketin büyüme ve gelişmesine yardımcı olmak amacıyla 10 bin dolar hibe verilecek.

Detaylı bilgi için www.pepsico10.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.